KINIK’TA TARİHİN İZLERİ YENİDEN CANLANDI: ANADOLU’NUN HER YANINDA ÇEPNİ MÜHRÜ
Türkiye’nin dört bir yanından Kınık’a gelen Çepniler, 26 Eylül’de düzenlenen büyük buluşmada aynı meydanda kardeşlik mesajı verdi. Horonun, semahın ve halk oyunlarının Çepni kültürünün içinde yoğrulduğu etkinlikte; farklı inanç ve kültürel geleneklerin ötesinde ortak tarih, kültür, barış ve kardeşlik vurgusu öne çıktı. Düzenlenen panelde ise Çepnilerin Anadolu’nun Türk yurduna dönüşmesindeki tarihsel rolü anlatılırken; Battal Gazi’den Malkoçoğullarına, Karesi Beyliği’nden Tahtacılara uzanan dikkat çekici tarihsel bağlantılar gündeme geldi.
Kınık Çepni Boyu Derneği tarafından 26 Eylül 2026 tarihinde Kınık’ta gerçekleştirilen etkinlik, Türkiye’nin farklı bölgelerinden Çepnileri bir araya getirdi.
Farklı inanç ve kültürel geleneklere sahip Çepnilerin aynı meydanda buluştuğu etkinlikte horonlar oynandı, semahlar dönüldü, halk oyunları sergilendi. Meydandan yükselen ortak mesaj ise barış, kardeşlik ve birlik oldu.
ÇEPNİ TARİHİNİN BİLİNMEYEN SAYFALARI KINIK’TA AÇILDI
Etkinliğin dikkat çeken bölümlerinden biri de Çepni tarihi ve kültürünün ele alındığı panel oldu.
Kurulum aşamasında olan Batı Anadolu Çepni Federasyonu Başkanı Ümit Güner’in moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde Doç. Dr. Derya Gürtaş Dündar ile araştırmacı-yazar İsmail Uçakçı, Çepnilerin kadim tarihini, Anadolu’daki iskân alanlarını, aşiret yapılarını ve inanç-kültür çeşitliliğini anlattı.
İsmail Uçakçı’nın panelde sunduğu çalışmada Çepnilerin Oğuzların Üçok koluna bağlı olduğu belirtilirken, Anadolu’nun Türk yurdu haline gelmesinde Çepni topluluklarının önemli rol üstlendiği ifade edildi.
Uçakçı’nın çalışmasında Çepnilere bağlı olduğu belirtilen topluluklar arasında Danişmentliler, Sarı Saltuk, Hüseyin Gazi, Battal Gazi, Hacı Bektaş-ı Veli, Malkoçoğulları, Ağaçeriler ve Tahtacılar gibi Anadolu tarihinin önemli isim ve topluluklarının da yer alması dikkat çekti.
KARESİ BEYLİĞİ İÇİN DİKKAT ÇEKEN ÇEPNİ TEZİ
Panelde Batı Anadolu açısından en dikkat çekici başlıklardan biri de Karesi Beyliği oldu.
Uçakçı’nın sunduğu çalışmada Kara İsaoğulları Aşireti’nin “Menemenci”, “Karaisalı”, “Karesi” ve “Karası” adlarıyla da anıldığı; aşiret mensuplarının 1296 yılında İsa Bey öncülüğünde Karesi (Balıkesir) merkezli bir beylik kurdukları, Balıkesir, Çanakkale ve İzmir yöresinde siyasi hâkimiyet oluşturdukları aktarılıyor.
Bu anlatım, Çepni tarihinin Karadeniz’de yoğun olarak görülmekle birlikte yalnızca Karadeniz’le sınırlı olmadığını; Batı Anadolu başta olmak üzere Anadolu’nun dört bir yanında Çepnilerin güçlü izler bıraktığını ve Anadolu’nun Türk yurduna dönüşmesi sürecinde önemli roller üstlendiklerini ortaya koyan dikkat çekici tarihsel değerlendirmelerden biri olarak panelde öne çıktı.
BATTAL GAZİ VE MALKOÇOĞULLARI DA ÇEPNİ TARİHİ İÇİNDE ELE ALINDI
Panelde kamuoyunda destanları ve kahramanlık hikâyeleriyle tanınan Battal Gazi ile Osmanlı akıncı geleneğinin ünlü ailelerinden Malkoçoğulları da Çepni tarihi kapsamında ele alındı.
Uçakçı’nın çalışmasında Hüseyin Gazi ve Battal Gazi, Danişmentli hanedan soyuna bağlı aşiretler arasında gösterilirken; Battal Gazi aşiretinin Anadolu’nun farklı bölgelerinde vakıf ve zaviyelere sahip olduğuna ilişkin bilgiler aktarılıyor.
Malkoçoğullarına ilişkin bölümde ise aşiretin Orta Anadolu Türkmen kökenli olduğu, Osmanlı döneminde akıncı beyliği başta olmak üzere önemli askerî görevler üstlendiği ve Anadolu ile Rumeli’de geniş bir coğrafyada iz bıraktığı belirtiliyor.
TAHTACILARIN ÇEPNİ BAĞLANTISI
Panelde üzerinde durulan önemli konulardan biri de Tahtacı Türkmenleri oldu.
Uçakçı’nın çalışmasında Ağaçeri/Tahtacı toplulukları “Tahtacı Çepni” ve “Tahtacı Yörükleri” gibi adlarla anılırken; bu toplulukların ormanlık bölgelerde yaşamaları ve ağaç-kereste işlerini meslek edinmeleri nedeniyle bu adlarla tanındıkları ifade ediliyor.
Çalışmada Tahtacıların Balıkesir’de özellikle Burhaniye ve Edremit, Çanakkale’de Bayramiç ve Ayvacık; ayrıca İzmir, Aydın, Manisa ve Muğla başta olmak üzere Batı Anadolu’nun geniş bir bölümünde izlerinin bulunduğu aktarılıyor.
Ayrıca Ağaçeri/Tahtacı/Çıtak topluluklarının Çepni Boyu içerisinde değerlendirildiği, bu toplulukların bir bölümünün Alevi, bir bölümünün ise Sünni inanç kültürüne sahip olduğu belirtiliyor.
BATI ANADOLU’DA GÜÇLÜ ÇEPNİ İZİ
Panelde sunulan veriler, Çepni varlığının Batı Anadolu’daki genişliğini de ortaya koydu.
Çalışmaya göre Çepni boy mensupları Balıkesir’in Altıeylül, Karesi, Savaştepe, İvrindi, Balya, Kepsut, Manyas, Bigadiç, Sındırgı, Bandırma ve Susurluk ilçelerinde; İzmir’in Bergama, Kınık, Dikili, Kemalpaşa ilçelerinde; Manisa’nın Turgutlu, Soma, Salihli gibi çeşitli ilçelerinde yaşam alanı olduğu bilgisi verildi.
Kınık’taki Çepni yerleşimleri arasında ise Arpaseki, Azize, Çaltı, Taştepe, Elmadere, Büyükoba, Bağalanı ve Taşpınar köylerinin isimleri çalışmada yer aldı.
FARKLI İNANÇLAR, ORTAK KÖKLER
Paneldeki tarihsel anlatım, etkinliğin meydandaki görüntüsüyle de adeta bütünleşti.
Uçakçı’nın çalışmasında Çepni topluluklarının Anadolu’nun farklı bölgelerinde farklı inanç kültürleri içerisinde yaşamlarını sürdürdükleri belirtiliyor. Balıkesir başta olmak üzere, Gaziantep, Ordu, Tokat, Trabzon, Yozgat, Gümüşhane vb. şehirlerinin bazı bölgelerdeki Çepnilerin çoğunluğunun kendilerini “Türkmen Alevîsi”, Giresun, Ordu, Trabzon ve Çanakkale çevresindeki toplulukların çoğunluğunun ise “Sünnî Türkmen” olarak tanımladıkları aktarılıyor.
Kınık’taki buluşma da yüzyıllara yayılan bu kültürel çeşitliliğin ayrılık değil zenginlik olduğunun güçlü bir örneğini ortaya koydu.
Semah dönenlerle horon oynayanlar aynı meydanda buluştu; farklı yörelerden gelen Çepniler ortak tarih ve kültür etrafında yan yana geldi.
SALİM YILMAZ’DAN TEŞEKKÜR
Kınık Çepni Boyu Derneği Başkanı Salim Yılmaz, etkinliğe katılarak destek veren tüm konuklara, dernek temsilcilerine ve Çepni vatandaşlara teşekkür etti.
Yılmaz, farklı bölgelerden insanların Kınık’ta bir araya gelmesinin Çepni kültürünün yaşatılması ve gelecek kuşaklara aktarılması açısından taşıdığı öneme dikkat çekti.
ÜMİT GÜNER: “KÖKLERİMİZİ BİLEREK GELECEĞE YÜRÜYECEĞİZ”
Kurulum aşamasında olan Batı Anadolu Çepni Federasyonu Başkanı Ümit Güner de etkinlikte yaptığı konuşmada kültürel hafızanın korunmasının önemine dikkat çekti.
Modern toplumun hızlı değişimi içerisinde insanların kendi tarihinden, kültüründen ve köklerinden uzaklaşabildiğini belirten Güner, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur” sözünden hareketle şu mesajı verdi:
“Köklerimizi bilmek geçmişte yaşamak değildir. Kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi bilerek geleceğe daha güçlü yürümektir. Çepni kültürü; farklı inançları, farklı yöreleri ve farklı gelenekleriyle büyük bir tarihsel mirastır. Bize düşen bu mirası ayrışmanın değil, barışın ve kardeşliğin gücü haline getirmek ve gelecek kuşaklara aktarmaktır.”
Kınık’ta horondan semaha, panelden halk oyunlarına uzanan buluşma, günün sonunda tek bir mesajda birleşti:
İnançlar farklı olabilir, gelenekler farklı olabilir; ancak ortak tarih, ortak kültür ve kardeşlik aynı meydanda buluşabilir.



































































